Yo !
Bu wordpress’in adini mumkunse basur-press vs gibi bir seyle degistirilmesi icin kime basvurmak lazim bilmiyorum ama bu cagda boyle yukleme arayuzu olmaz olsun diyorum. Fotolari da kucultmeye karar verdi sagolsun basur-press, hic ugrasamam buyutecem diye, keza istanbul’un fethinden fotolar degil asagidakiler.
Neyse, uzun zamandir gelistirilmeyi bekleyen Tri-x fotolari, dolapta beklemekten midir nedir, tonlar yer yer tuhaf. Varsin olsun.
Contax Tvs fotolari, Haziran ayindan kalma.
Ahan da zuperzenad
Attuli:
kim la bu bebe;
Bardak dibi barnaklama;
So many fuckin’ cowboys.
Bir yaz gunu aksamustusu Lozan sokaklarinda aylaklik sonucu cikan birkac foto:
Turkiye’ye dogru havaalani yollarinda;
Hey babalar Alper kaptan, makinesi ve muzesi. Ondan mutlusu yok, bir teknesi eksik
Tistis.
Nice.
Fethiye gari sabahin körü. Lakin bekci sagolsun güvenli ellerdeyiz.
Ahan da teknesine kavusmus Alper, mutlu mu mutlu.
Buradaki hissiyati bilemedim.
Back to life, back to reality. Bundan sonrasi M6 – 35/2, Trix.
Buyutec’le bir seyler okuyordu, ben de bu anin haber degeri tasidigi kanaatine vardim.
Hard Swiss winter:
Even harder stuff:
Sabah kargasi:
Yeni espirilerden de pek verim alamadim. Fatih Urek taklidim esnasinda bir foto:
Ciao ciao.
Hey ho, let’s go!
Uzun zaman oldu buraya bir seyler yüklemeyeli. Ahan da baslasin eglence o zaman:
Once Olympus OM2 / Zuiko 50mm f1.4 lens ve de kodak ultra. Hani olur da merak eden varsa diye.
Baden.


Baden Badener Tor.

Baden sokaklari.

Görünen o ki yeni espiriler ögrenmemin zamani gelmis de geçiyor:

Türlü türlü komiklikler…

Envai romantiklikler


Lozan.

Turistik ortamda yanyana fotograf cektirmenin dayanilmaz hafifligi. Horon dayanismasi. Arkada göl var, dag var, manzara var, neden fon olarak çim? Ama neden?

Asrin en exhibitionist helasi. Disko 2000. Helada güven.

Bisiklet modasi. Gecen sene scooter dedikleri sopali kaydirakti, bu sene bu.

Ahan da drug deal.

Bu çözünürlükte belli mi bilmiyorum ama dans eden bir abi var orada. Onünde sikintidan somurtan ablayla asrin çiftini olusturduklari tartismasiz.

Playstation. Muhtemelen birbirlerine karsi oynuyorlar.

Bu fotogfaftaki awesome‘luk hangi dikkatli gözlerden kaçmayacak bakalim? Koray sen zaten biliyorsun, senin ki sayilmaz.

Evet. Vallaha da M6. Vallaha da summicron 35/2. Bundan sonrasi M6, 35/2 ve superia 200 triosuyla.

Makineyle ilk munasebetler. Sabah spor salonuna giderken. Apartman merdivenlerinden basliyor.

Lozan sokaklari.

Isportaci sapkaci konseptinde son nokta.




Tipik bir Isvicre’li genc kizimiz:


Telgrafin tellerine kuslar mi konar diye soran bir abi vardi, aciklik getireyim mevzuya.


Bu makine siyah beyaz filmle daha da bir cosuyor yahu. Ahan da Ilford HP5 sonuclari:
Is donusu yolda.



Benim berber. Portekiz’li. Türk oldugumu ögrendiginden beri “Hadi bonne soirée”, “Yaksamlar mon ami” tarzi cümlelerle göz dolduruyor.


Bu fotograf bu makineyi aldigima gercekten mutlu olmami saglayan fotograftir. Kalitesi, güzelligi bir yana, insanlar görmüyor bu makineyi. Duymuyor sesini. Hastalikli bir seymis.




Buraya kadar sikintidan patlamayip ulasmayi basaran olduysa tesekkuru bir borç bilirim efem.
Optüm.
Iranian style
Mac’i neden mi seviyoruz? Çünkü hayatında video editi nedir bilmeyen birine şu videoyu 15 dakikada yaptırabiliyor. Asrın videosu değil eyvallah ama bu kadar mı pratik olunur kardeşim yahu…
Mekan benim ev, arkadaşlar vs…
Ciao!
Bu da mi gelecekti basimiza
Benim neyim eksik, ben de kendi çapimda açilim yaparim ki dedim, aça aça bunu açabildim:
Hala bitmedi aslinda, ekleyecegim bir seyler daha var ama insan icine çikacak hale geldi az çok.
Ciao!
Neler oluyor hayatta…



Deprem esnasında Nico zıplamaya başlamasın mı? Yoksa ben değilim titreten.







Hala artçılar devam ederken çekiyorum tabi bunları…



Zorunlu Farsça öğrenme seanslarımdan biri.

Çetori? Hubam. Çakereem. Haletrube? Hubam hubam. Are are. Agam dige zagam dige. Are are godafez. Mişouri, godafez godafez. Alö alö?… alö alö?






























































